22 Kasım 2008 Cumartesi

Ziya Şark Sofrası - Kavacık

Şimdi farkettim de ailecek ayda en az bir kez canımız kebap isteyince gittiğimiz, yemeklerine de bayıldığımız Ziya'dan bahsetmemişim size.

Ziya Şark Sofrası'nın biri Bolu'da olmak üzere toplam 8 şubesi var. Bir kez Fatih'teki şubesi'ne gittim, zaten oraya gidişimden bir sene falan sonra Kavacık'ta bir şube açtılar. Sanırım biliyorsunuz, Beykoz'da oturduğum için yolumun üstü. Eh.. Etrafımızda pek de öyle fazla kebapçı yok, sokak arası dürümcüleri (ki yakında bir tanesini daha yazacağım size, Adana dürümleri harika olan Kuzucu'yu :) ) ve "take away" olanları saymazsak. Birkaç sene önce, Tike eve servis için kurduğu zincir olan Zurna'nın bir şubesini de, sanıyorum Kavacık'ta bolca iş merkezi olduğu için, buraya açmıştı. Fakat iki tane plastik sandalyede oturulduğu için Zurna'ya hiç gitmedim, sipariş de vermedim.

Ziya Şark'tan bahsetmem gerekirse, Kavacık'ın merkezinde, bir plazanın en alt katında, önünde otoparkı olan, tek katlı (bir deyazın bahçeden bozma terasa kaçma bir yeri var) bir mekan. İçerisi öyle ahım şahım geniş deil,
zaten şimdiye kadar hiç tıklım tıkış dolu olduğunu görmedim. Tipik bir kebapçı anlayacağınız. Menüsü Sahan kadar geniş değil.. Fakat bunun eksi olmasından çok bir artı yön olduğunu düşünüyorum; çünkü Sahan'a gittiğinizde ne yiyeceğinizden emin olamıyorsunuz. Ama burada Türk (Urfa) mutfağının belli başlı ve en güzel kebaplarını menüye almışlar, hepsini de en güzel şekilde yapıyorlar (wallahi denedim) . Ama benim favorim, herkesin öyle güzel yapamadığı, kuzu şişten Ali Nazik. İçli köftesi bildiğiniz kızartma (ki tadından yenmez), çiğköftesi çok güzeldir, lahmacunları ise kıtır kıtır. Tek sorun yaptıkları iskenderin kebap kıymasından olmasıdır; ki onu da hiçbir saman müşterileri tavsiye etmezler, ısrar edilmedikçe de getirmezler. Yani asıl işlerinin kebap olduğunu pek de güzel bilirler.

Garsonlar sevimli, sizinle sohbet eden, ama sohbet ederken işin dozunu kaçırmayan çalışkan çocuklar. Beni her gördüklerimi hatrımı sorarlar, canla başla etrafımda dönerler.

Mekanda ilginç olan bir konu ise, mutfağın görünür ve açık olmasıdır. Bazen eve servis yapan elemanların bu mutfağa girdikleri görüp kızıyorum, ama en azından ne olup bittiğini; soğanların nasıl doğrandığını, lahmacunun fırına nasıl atıldığını gördüğüm için memnunum; arkamdan iş çevirmiyorlar gibi hissediyorum. :)

Bence herhangi bir Ziya'yı bir deneyin.. :))

Adres:
Mihrabat Cad. Yetimoğlu İş Merkezi No:264 Kavacık Beykoz / İstanbul
Telefon: +90 216 425 56 05
(http://www.ziyasark.com.tr/subeler/detay/7)

15 Kasım 2008 Cumartesi

FastWok - Asmalımecit Beyoğlu

İstanbullu gençlerin son uğrak yeri Asmalımecit. Benim lise dönemimde perperişan olan binalar restore edildi, yerlerine bilimum kafeler, restoranlar kondu. Haftasonları bırakın meyhanelerde yer bulmak sokaktan geçmek bile imkansız hale geldi.

Biz de sık sık arkadaşlar ile Asmalımescit'te buluşur, Refik'te rakı-balık yaparız.. Fakat bugün size Asmalımescit'in tek çin yemeği satan restoranından, Fast Wok'tan bahsedeceğim.


Fast Wok, Asmalımecit telaşesinin tam göbeğinde, temiz bir Çin restoranı. Genç ortakları tarafından yönetiliyor, garsonlar da sanırım bu ortakların arkadaşları. Ne isteseniz taze taze pişiyor, önünüze büyük bir güleryüz ile konuyor.

Bizim Fast Wok'a gittiğimiz gün ise, yazın son günleri; kapı önüne konan masalarda oturulabilecek, frozen'lar içilebilecek günler. Biliyorum biraz geç kaldım yazmakta ama inanın tadı damağımda..

Fast Wok, söylediğim gibi ufak bir mekan. İçeriye ancak 5 masa sığar, dışarıya da 5 masa konsa (ki o da havalar güzel olduğunda) ancak 10 masa kapasitesi var. Bu da taş çatlasa 50 kişi demek. Bu nedenle de herkesle aynı yakınlıkla ilgileniliyor, yemekler hep taptaze konuluyor önünüze. Halil ile bir değişklik olsun diye (!) mançurya usulü tavuk ile siyah mantarlı et, ve yanında da sebzeli noodle istedik. Yemekler hemen geldi. Parmaklarımızı da yanında yedik. Yanında da elmalı, kavunlu forzen limonata içtik. Her ne kadar başka yerlerde içtiğimiz frozen'lar gibi olmasa da çin yemeğinin yanında iyi gitti.

Umarım Asmalımescit dışında bir yere daha açarlar da sushi-co tekelinden kurtuluruz.

Fastwok - Çinli
0212 245 68 44
0212 245 68 45
Asmalımescit Mahallesi Sofyalı Sokak No:24 Tünel Beyoğlu İstanbul

10 Kasım 2008 Pazartesi

Go Mongo 'da Tatlı Yemek - M1 Meydan AVM

Go Mongo'da sık sık yemek yeriz; çoğunlukla da açık büfeden kaseleri doldurup.. Bir keresinde acılı tavuklu bir yemek yemiştim değişiklik olsun diye. Allahım, ben ki acı yerim, gözlerimden alevler çıkmıştı, bitirememiştim. Go Mongo ile beni tanıştıran da, Suadiye'deki ilk şubelerinde sınıf yemeği düzenleyen Mine'dir, hakkını yememek lazım... :)

Bu sefer, öğlen işte deliler gibi yemek yediğimiz için Halil ile sadece tatlı yiyelim dedik. Daha doğrusu o böyle bir öneri ile geldi, çünkü birkaç gün önce iş için Go Mongo'ya yemeğe geldiğinde yediği tatlıyı çok beğenmişti. Benim gibi bir tatlı canavarına tattırmamak da olmazdı.. Kapıdaki görevliye "sadece tatlı yiyeceğiz" diyince biraz hayal kırıklığına uğradılar ama olsun.. :)

Yanda gördüğünüz tatlı "Kırmızı Kahraman". Şarap ile pişirilmiş armudu (kuvvetle muhtemel kırmızı şarap ile pişirilmiş, sonuçta kırmızı değil mi :) ) ortaya koyup, üzerini pişmaniye vari bir tatlı ile süsleyip, onun da üzerine antep fıstığı konmuş. Tatlıyı yanında vanilyalı dondurma ile servis ediyorlar. Yanardağ gibi görünüyor sizin de gördüğünüz gibi, biraz ayva tatlısını andırıyor ilk balkışta. Fakat o kadar hafif ki sonradan ayva tatlısı ile bağdaştırmamanız gerektiğini anlıyorsunuz.

Diğer tatlı ise "Yapış yapış çukulata". Çukulatalı suflenin bir farklı türü, o da vanilyalı dondurma ile servis ediliyor. Benim tatlıma göre biraz daha ağır.

İşin yorum kısmına gelince, tatlılar çok güzel. Fiyatlar orta karar. Çok çok pahalı değil. Restoran çok şık, garsonlar ilgili. Yemeklerin servisi harika, tabaklar şaheser gibi. Ama anlamadığım; bunların hangisi Moğol mutfağı. Moğol mutfağı nedir? Kırmızı şarap mı kullanmış moğollar vaktiyle armıtları pişirmek için. Vanilyalı dondurma mı görmüşler hayatlarında, ya da çukulatalı sufle?

Demek istediğim, güzel yemek ya da tatlı yemek istiyorsanız Go Mongo'ya gidin. Ama Moğul mutfağı yiyeceğinizi düşünüp de sonra hezimete uğramayın; çünkü ortaa Moğol mutfağı falan yok. Biraz çin biraz İtalyan idare edin.

www.gomongo.com.tr
0216 499 25 25
Meydan M1 AVM Ümraniye İstanbul

9 Kasım 2008 Pazar

Adana Asmaaltı Kebapçısı - Feneryolu

Adana'ya gitmedim. Annemin anlattığına göre her yer kebapçı, pastane, künefeciymiş. Adanalı arkadaşlarımdan bilirim; onlar için etsiz yemek olmaz. Sabahları ciğer yerler. Allah'tan Adanalı değilim, yoksa heralde 150 kilo birşey olurdum yemek yemekten.

Çocukluğum Feneryolu'nda geçti, belki de önceden söylemişimdir. Güzel bir mahallede; komşularla, esnafla muhabbet içinde büyüdüm.

İşte Adana Asmaaltı o zamanlardan damağımda kalan bir taddır. Pek gidemesek de çok tutturduğumda annemin adana dürüm getirttiğini hatırlarım eve, ki o zamanlar öyle her yerde adana dürüm yemek gibi bir adet de yoktu.

Arabadaydık, ben de saçma sapan sinirlenmiş, kalp kırmıştım. Moralim de biraz bozuktu. Herkes açlıktan ölüyordu. Halil "adana istedi canım" diyince, aklımda şimşekler çaktı, Asmaaltı'nı özlediğimi farkettim.

Bilemiyorum bir asma mı vardı önceden kebapçının bulunduğu yerde, yoksa bu ismi başka bir kebapçıdan mı arakladılar ama, Asmaaltı Kebapçı'sı, mahalle arasında, Bağdat Caddesi Feneryolu ışıklardan girince, Özgürlük Parkı'nı geçince hemen sağda, bir apartmanın altında. Klasik bir mahalle kebapçısından farksız, güneşlikleri yeşil-beyaz çizgili bir kebapçı. Dışarıdaki koltukları beyaz plastikten, lalettayn. Ama içerisi insanı şaşırtıyor. Mobilyalar, masalar güzel. Her yer tertemiz. Duvarlarda Asmaaltı'nın ne kadar eski, bilinen bir yer olduğuna dair gazete kupürleri, ünlerle çekilmiş fotoğraflar..

Siz oturduğunuzda menü gelmeden ezma salatası, sumaklı beyaz soğan, maydanoz, roka, lavaş, ince ince kesilmiş kırmızı turplar gelir. Taptaze.. Menü çok kalabalık değildir; lahmacun, adana-urfa kebaplar, çöpşiş, içli köfte, çiğköfte gibi ara yemekler elle yazılmıştır. Adana yemeden olmaz, çöpşişinin eline su dökülemez.

Ben bir porsiyon çöpşiş, Halil ve Aydın da adana istediler. Birer içli köfte, birer de lahmacun istedik. Bir de sürahi ile ayran. Biraz onların yemeklerinden tırtıkladım, biraz çöpşişleri lavaş arasında dürüm yaptım. Yemekleri yorumlamam mümkün değil, parmaklarımı da yemek üzereydim neredeyse. O kadar güzeldi.. İçli köfte ise, çok yerle bulamayacağımız haşlama usulüydü. Bir lokmada yutmalık.. :) Tuhaf olan 20 senedir (ki daha eskisi de var, benim bilmediğim) aynı tad, domates aynı domates, etler aynı, ayranın kıvamı bile aynı.

Garsonlar sevimli, kebapçı garsonu.. Ne bir eksik ne bir fazla..

Bu sebepten, eğer ki gerçekten güzel ve hakiki Adanalı bir adana yemek isterseniz, dışarıdan nasıl göründüğüne bakmadan Asmaaltı'na gidin, gerçekten de çok beğeneceksiniz.

Adana Asmaaltı Kebapçısı
Mustafa Mazharbey Cad. Elmas Apt. No:18/A Göztepe
0216 567 48 10
0216 567 46 57

29 Ekim 2008 Çarşamba

Kırçiçeği - Ortaköy

Güzel bir 29 Ekim günü. Sabahın 10'unda kimselerin uyanmadığını, tatilin tadını çıkardığın düşünüyordum. Yanılmışım.. Araba ile Ortaköy'e doğru yola çıktım, hava güzel diye sahilden gideyim dedim. Armutlu'dan Baltalimanı'na ordan da Rumeli Hisarı üzerinden Bebek, Kuruçeşme ve en son da Ortaköy'e gideyim dedim. Köprü bomboştu.. Ama Rumeli Hisarı deli gibi kalabalıktı. Otoparklar dopdoluydu, Kale'nin, Sade Kahve'nin kapılarında kuyruklar vardı. İçimden dua ederek Ortaköy'e doğru yol aldım, otopark bulabilmek ümidi ile.

Aslında telefonda kahvaltıyı Kırçiçeği'nde yapacağımızı söylediklerinde biraz şaşırdım. Çünkü sanki biraz "geceden kalmalar için çorbacı" gibi geliyordu bana Kırçiçeği. Belki de bundan önce yerindeki çorbacıdan ötürü. Ama otoparkta yer bulup da içeri girince anladım ki alakası yok. Oldukça temiz, güzel bir "pideci" Kırçiçeği. Yine de "kahvaltıcı" değil.

Web sitelerine bakınca Çeşme'ye gittiğimde birkaç kez Kırçiçeği'nde yemek yediğimi hatırladım. Güzel bir bahçesi vardı. "Eller havaya" öncesi karnını doyurmak için oldukça güzel bir yerdi hatırladığım kadarıyla. :)

Menülerinde kahvaltı ile ilgili yegane şey "kahvaltı tabağı" idi. Bunu dışında ekstra birşey yok hellim, menemen gibi. Biz de birer kahvaltı tabağı ve sahanda yumurta söyledik resimden de anlayacağınız gibi. Yanında da birer çay getirdiler. Kahvaltı tabağında 3 çeşit peynir, domates-salatalık, balkaymak, tereyağı, zeytin.. Yani anormal zengin değildi. Ama doyurucuydu ve tadları oldukça güzeldi. Sahanda yumurtalar tam benim istediğim gibiydi.. Hele bir de kahvaltının yanına ekmek niyetine kaşarlı pide getirdiler ki.. Ellerine sağlık..

Fatura da çok kabarık değildi, kişi başı 12.5 YTL. İçtiğimiz çaylar, kahveler de cabası. Bir de bozuk paramız çıksa, bahşiş bıraksak çok şık olacaktı.

Bence deneyebilirsiniz. Hoş bir bahçesi var. Tamam boğazın kenarında olup da boğazı göremese de idare eder. Kahvaltıdan sonra da Ortaköy meydanında birer elma çayı içersiniz.

Muallim Naci Caddesi No:41 Ortaköy - İSTANBUL
Tel: (0212) 260 3535
Faks: (0212) 365 3530
http://www.kircicegi.com.tr/

20 Ekim 2008 Pazartesi

Kek's - Schlotzsky's Capitol



Nedense hiçbir zaman doymuyorum Schlotzsky's yediğimde. Sandviçler küçük, pizzalar daha küçük. İki tane ana yemek de almaya utanıyorum doğrusu. Ya ice tea ile doyuruyorum karnımı ya da kremalı domates çorbasıyla.

Aslında bugün bahsedeceklerim Schlotzsky's'in yemekleri değil, tatlıları ve çayları. Yemeklerini bir başka sefere uzun uzuuun anlatırım. Ya da kısaca.. :)

Halil söz verdi geçen gün uslu durursam bana tatlı yedireceğine.. Rejimdeyim, doğru dürüst birşey yiyemiyorum. Deliriyorum. Bir çukulata için ölüyorum, iki fındık atınca ağzıma kendimi suçlu hissediyorum. Ama sağolsun Halil geçen gün beni Schlotzsky's'e tatlı yemeğe götürdü. Daha doğrusu benim canım Özsüt'ten keşkül üzerine kaymaklı dondurma istiyordu yanında demli çay ile ama, Özsüt'te keşkül olmayınca ben de onu Schlotzsky's yemeğe ikna ettim.

Çoğunuz bilir, Schlotzsky's'in Kek's adında bir "alt markası" var. Bu marka, zincirin Türkiye'deki tüm tatlılarını yapıyor. İnanılmaz güzel cheese cake'ler yapıyorlar. Hatırlıyorum daha Starbuck's falan Türkiye'ye gelmeden önce, ben de lisedeyken, canımız deli gibi çilekli cheese cake ister, koşa koşa İstiklal'deki Schlotzsky's'e giderdik. Şimdi bana "Nerede var ki İstiklal'de Schlotzsky's?" diyeceksiniz.. Vardı vardı... Şimdiki Koska'nın yerinde, Galatasaray'dan Odakule'ye giderken sağda.. İşte o zamanlardan bir bağım vardır bu adamların tatlıları ile. ..

Birkaç sene önce Metrocity'deki Schlotzsky's gittiğimde, yemeklerin yanında zorla verdikleri indirim kuponu üzerinde adını okuduğumda tanıştım Kek's ismi ile. Hemen çayını, tatlısını denedim tabii. Midemde yer etti hemen Kek's ismi.

Efendim gelelim ödül olarak yediğim Kek's tatlısına... Beyaz çukulatalı profiterollü pasta..!! Sanıyorum bu tatlı yeni, yani en fazla 1 aylık falandır diye düşünüyorum. Ben vitrinde hiç görmemiştim. O sebepten görünce delirdim; ki ben profiterolden nefret ederim.. Beyaz çukulata ve tatlının görüntüsü "ye beni....!" diyordu sanki.. Halbuki hiç tatlı yemek gibi bir niyetim yoktu değil mi ? :))

Gördünüz gibi devasa bir prafiterol var karşımızda, öyle yapış yapış değil, baya bir derli toplu. Bıçak ile kesiyorsunuz, allahım içinde de antep fıstığı var. Profiterollerin içi krema yerine beyaz çukulata ile doldurulmuş.. Yiyorsunuzzz yiyorsunuzz dayanamıyorsunuz, durmadan yiyorsunuz.. Öyle güzel yani.. Yanına da benim gibi Jasmin+Orange karışımı çay alırsanız Bodum bardakta, oohhh, rejimin tadını çıkarabiliyorsunuz yani..

Bu arada Halil'in yediklerine de değinmeden edemeyeceğim; New York cheesecake. Ben cheesecake'in yumuş yumuş olanını pek sevmem, çok sert ve kurumuş olanından da haz etmem. İşte Kek's'in cheesecake'i aynen benim sevdiğim gibi, ne yumuşak ne sert. Kıvamı harika. Taptaze.. Üzerinde gereksiz çukulata sosu, böğürtlen reçeli falan yok. Yanında da özel harman çayı içti (ki bence bildiğimiz çaydan hiçbir farkı yoktu..?), sanıyorum ikisi güzel bir kombinasyon olmuştur.

Bu arada Bodum bardak çanak, french press almak isterseniz Schlotzsky's'de envai çeşidi mevcut. Fiyatları ne kadardır emin değilim ama orijinal oldukları kesin.

10 üzerinden 8.. Tatlı varsa ben de varım :)

Kek's - Schlotzsky's Capitol
Mahir İz Cd. Capitol AVM Zemin Kat No:31/A Altunizade İstanbul
Tel: hiçbir fikrim yok.
www.yemeksepeti.com 'dan sipariş verebilirsiniz..

2 Ekim 2008 Perşembe

Fan Fang - Capitol Altunizade

Çin yemeğini sevdiğimi biliyorsunuz. O sebepten İstanbul'daki tüm Çin restoranlarını ziyaret etmeye karar verdim. Sonra farkettim ki ilk Çin yemeğimi Cadde'deki Fan Fang'da yemişim.

Fan Fang'ın web sitesinde söylendiğine göre ilk restoranlarını Akmerkez'de açmışlar; 1996'da. Baya bir zaman olmuş yani. Ondan sonra ise Cadde'de açmışlar. Ben nedense hiç Akmerkez'deki Fan Fang'da yemek yemedim; bilemiyorum ya uzun zamandır Akmerkez'e gitmediğim için ya da vaktiyle Akmerkez'e her gidişimde hep Home Store'da ya da S Café'de yemek yediğim için.

Bir süre önce Capitol food court'ta Fan Fang ile karşılaşınca gerçekten de çok sevindim. Hamburger, döner, KFC yemekten insan bıkıyor, restorana da gidesi gelmiyor; o sebepten de restoranla fast-food arası bir yerde yemek yemek insanı mutlu ediyor.

Herşeyden önce, hem dış görünüşü hem de bulunduğu yer itibariyle Fan Fang'dan çok fazla birşey beklememek lazım. Alt tarafı bir alışveriş merkezinin yemek katının bir köşesinde ufacık bir "restoran" kırması açmışlar. Sadece her Çin yemeği yediğiniz yerde karşılaşmadığınız hijyeni burada bulabilirsiniz diyebilirim; bir de tabi ki lezzeti.

Fan Fang menüsündeki en sevdiğim yemek (?) buharda pişmiş ekmekleri, özellikle tavuklu olan o kadar güzel ki aperatif olarak değil de ana yemek olarak 5-6 tane yiyebilirim. Noodle'ları, etli ve tavuklu yemekleri, çorbaları oldukça lezzetli. Doyurucu da. Fiyatlara gelince, bence bu ayardaki bir "restoran"dan beklenmeyecek kadar pahalı bir yer.. Yani bir tabak sichuan neden 15,5 YTL'dir? Bi rtabak ana yemek, bir tabak noodle, bir de içecek alınca 30 lirayı kolayca geçiyorsunuz. Gören de sanki gerçek bir restoranda yemek yiyorsunuz sanacak. Bence Capitol'deki Fan Fang'ın fiyatlarının diğer Fan Fang'ların fiyatlarına göre yemeklerin daha ucuz olması gerekirdi. Yani gerekirse porselen tabakta değil de kağıt tabakta, karton kutularda versinler yemeği ama bi zahmet kendilerini Cadde'deki restoranları ile aynı noktada konumlandırmasınlar değil mi?

Acaba diyorum güzide İstanbul'umda gerçekten ucuza Çin yemeğe ne zaman yiyebileceğiz?? Hani şu karton kutularda alıp evinize götürdüğünüz, TV seyrederken karşısında yediğiniz Çin yemeklerinden. Ne zaman bu yemeklerin o kadar da "fancy" olmadığını anlayacağız bir anlasam.

Fast-food'dan sıkıldıysanız, Türk usülü, kebap kıvamında, lezzetli bir Çin yemeği yemek istiyorsanız; Fan Fang'ı deneyebilirsiniz. Ama beklentilerinizi yüksek tutmayın.

10 üzerinden zorla 5.

Fan FangCapitol Alışveriş Merkezi
Mahir İz Cad. Altunizade İstanbul
Tel: 0216 651 81 92 -93
http://www.fanfang.com.tr/