Pazar günleri brunch’a gitmek bazen keyiften çok eziyet oluyor İstanbul’da. Aslında kahvaltımızı evde yapacaktık , ben poğaça ile Çengelköy’den simit getirecektim. Beyaz peynir , cherry domates , çay .. Ama işte şeytan dürttü yine , atladık arabaya , doğru Boğaz’a. Bir de akıllıyız ya “ Bu havada ne de güzel Rumeli Hisarı Kale’de kahvaltı edilir! ” dedik , birbirimizi
Nevrim döndü , 2. köprüden tekrar karşıya geçtik.
Inatçıyım ya ; bu kadar trafik , sinir olmasına rağmen ben yine dışarıda kahvaltı edeceğim. Moda’ya gidelim dedik , miting varmış. Cadde’ye gidelim dedik , trafikten ürktüm. Aklıma bundan once hiç gitmediğimiz , ama önünden birçok kez geçip merak ettiğimiz Koşuyolu Biber’e gitmek geldi. Ne kadar da iyi etmişim..
Biber ufak bir café. Koşuyolundaki , bahçeli evlerden bir tanesini dekore etmişler. Sanki bir arkadaşınızın bahçeli evine gitmişsiniz gibi oluyor. Benim trafik sıkışıklığı sinirime oldukça iyi geldi. Hava da o sıcacık olduğu için bahçedeki boş bir masaya oturduk. Biberin ayrıca binanın arlasına bakan bir “ gizli kış bahesi ” bulunuyor , kapalı mekanda da masalar var. Sanıyorum toplamda 40 masa vardır , yani bir seferde 100 kişi kadar ağırlayabilmek mümkündür.
Menu çok kalabalık değil ; sade. Ama belli ki yemekler lezzetli. Şaraplar , et yemekleri çok güzel duruyor. Müşterilere Italyan – Akdeniz mutfağı sunuluyor ; tava yemekleri anında , taze taze yapılıyor. Fakat benim canım güzel bir menemen , ballı kaymaklı bir kahvaltı istiyordu. Hemen kendime menemen istedim , arkadaşım peynirli bir omlet sipariş etti , bir de ortaya kahvaltı tabağı istedik haşlanmış yumurtasını iptal ederek.
Yemeklerimiz siparişimizi verdikten hemen sonra geldi , nasıl bu kadar hızlı olduklarını anlayamadık. Menemenim iç gıcıklayıcıydı , taze ekmekleri banarak hapır hupur yedim hepsini. Tek sorun benim menemeni tavada yemeği sevmemdi ; benimki ise porselen tabakta , üzeri fesleğenlerle süslenmiş bir şekilde geldi. Bilemiyorum , bazıları bunu tercih edebilir. Ama ben parmaklarımı kullanmayı tercih ederim hep.
Garsonumuz bize karşı öylesine kibardı ki ne istediysek hemen yaptı , çay bardaklarımı hiç boş bırakmadı ; ekmeklerimiz bittikçe ekmek sepetini ağzına kadar doldurdu.
Hesap geldiğinde de oldukça şaşırdık , çünkü iki kişi deli dolu kahvaltı etmemize rağmen aşağı yukarı 20 YTL verdik.
Benim de tabii ki tüm sinirim geçti.
Biber’e 10 üzerinden sanıyorum 7 verebilirim. Samimiyeti ve sıcaklığı için…
Biber Café – Restaurant – Koşuyolu
Muhittin Üstündağ Caddesi No:75 Koşuyolu 34718 İstanbul
Tel : 0216 326 74 14
http://www.biber.com.tr/