14 Temmuz 2008 Pazartesi

Le Pain Quotidien - Kanyon AVM - Levent

İnternet sitelerinde söylediklerine göre LPQ toplam 10 ülkede yer almakta; Belçika meşeili zincir ilk kafesini 1997''de Bruxelles'de açmış. Şef Alain Courmot, (Türkiye'de Shaya gibi) büyük gruplara franchise hakkı verirken kontrolü elden bırakmıyor ve mağazaların birbirine benzemesi ile bizzat ilgileniyor.


Le Pain Quotidien'i ilk kez Kanyon'da açtıkları restoran-kafelerinde denedim. Beklediğimden farklıydı; tahta, uzun masalar, kulpsuz fincanlar ve muhteşem tatlılar beni şaşırtmıştı. Şimdilerde İstinye Park'a da bir tane açmışlar. Gezmek daha nasip olmadı.

İstanbul'da LPQ'i denedikten sonra Nice'de karşıma çıkınca kafe, ilgimi çekti ve burayı da denemek istedim. Fakat bu sefer daha çok şaşırdım. Çünkü bardaklar kirli ve eskiydi, garsonlar suratsız ve umursamazdı (Fransız garsonların birçoğu suratsız ve soğuktur fakat burada ortalamın çok üzerinde bir suratsızlık vardı). Türk olduğumuzu görünce şaşırıp internette gördükleri "teknolojik ve lüks" Kanyon AVM'de neden LPQ olduğunu anlamadıklarını söylediler. Sanıyorum yeni bir Starbuck's durumu ile karşı karşıyaydık; bir markayı yabancı diye olduğundan, olabileceğinden çok daha yüksek bir şekilde konumlandırıyorduk. Her neyse..

Kanyon'daki LPQ Sıcak, büyük ihtimalle masanızı başka birileri ile paylaştığınız, küçük, ferah bir mekan. Yaz aylarında pencere önlerine birer tahta masa atıp hacmi büyütüyorlar. LPQ'de bçyle kapsamlı bir yemek yemek imkansız; salata, panini, tatlı gibi yan yemeklerden oluşan bir menüleri var. Yemeklerin tadları da alışılmışın dışında; hafif ve akdeniz kokuyor. Deniz mahsülleri, füme etler en çok kullanılan malzemeler. Ben inanın ne yediğimi hatırlamıyorum, hatta birlikte yemeğe gittiğim kardeşelerimin de neler yediğini anımsayamıyorum. İsimlerini not almam gerekirdi sanırım. Fakat LPQ'de en çok sevdiğim içecek taze nane çayı. Bitki çaylarını sevenlere tavsiye derim; tahta bir havanda ezdikleri taze naneleri kısa süreliğine demliyor ve size "kulpsuz bardakları"nda getiriyorlar. Bunun dışında da tartları, turtaları, ekmekleri, kısacası her türlü pastane ürünleri harika; yedikçe buram buram kokan ve insanı mutlu eden tereyağı kokuları oldukça cezbedici.

LPQ'e 10 üzerinden 6 verebilirm. Keşke birkaç çeşit de yemek olsa menülerinde de arzu edildiğinde o güzel tatlıları yemek üzerine yiyebilsek. Aksi takdirde LPQ ancak bir "ikinci mekan" olabiliyor.

Kanyon - Le Pain Quotidien by Alain Coumont Büyükdere Cd. Levent Kanyon Alışveriş Merkezi No :185 Giriş Katı Mğz No:140 B 1.Levent 0 212 353 06 77
www.lepainquotidien.com
http://shaya.com.tr/Markalar.aspx?markaID=17

10 Temmuz 2008 Perşembe

Tappa İtaliana - Meydan M1 AVM - Ümraniye

Gidenler bilirler, 2005 yılında açılan İKEA, Ümraniye'de temtekil bir şekilde duruyordu. Aradan 2 sene geçti, İkea'nın etrafını bilimum şeylerle doldurmaya karar verdiler. Şahsen, alışveriş merkezinin yapılacağı yerin Ümraniye olması sebebiyle, Ümraniye Carrefour'un ötesine geçemeyeceğine inanıyordum. Ama durum beklediğim gibi olmadı.

M1 Meydan Alışveriş Merkezi'nin her şeyden önce mimarisi şaşırtıcı. Son zamanlarda, özellikle de Kanyon ve İstinyepark ile başlayan "açık alışveriş merkezi" trendine M1 de uymuş. Mazağalar kendi kendilerine açık bir alanda bulunuyorlar, food-court camekan ile kapatılmış. Bunun dışında da birkaç tane "fancy" restoran var. Num Num, Go Mongo bunların birkaçı. Genellikle bu restoranlar ağzına kadar dolu oluyor; özellikle de haftaiçi öğlen saatlerinde, iş çıkışı veya haftasonları. Restoran ve mağazaların hedef kitlesi de oldukça yüksek.

M1'de bir de İtalyan restoranı var. O da benim şimdi size anlatmayı planladığım Tappa İtaliana.
Tappa İtaliana, food court'un yanında, dışı camekanla kapatılmış, küçük, sevimli bir italyan restoranı. Birkaç 4 - 8 kişilik yuvarlak masanın dışında (ki üstlerinde Roma / Milano metrosunun çizimleri var) diğer masalar restoranı çepeçevre saran koltukların önüne çekilmiş. Zaten son zamanlarda birçok restoran müşterilerini bu şekilde yerleştiriyor. İçerisi daha ziyade beyaz.
Daha ilginci, tuvalete girmek istediğinizde kalın kırmızı kadife bir perdenin arkasına geçiyorsunuz.

Yemekler klasik italyan yemekleri. Çok fazla, dallanıp budaklanmış yemek çeşitleri yok. Onun yerine herkesin alışık olduğu; deniz mahsülleri, pizzalar, risottolar ve ana yemekler bulunuyor. Yani klasik italyan yemekleri. Tabii ki bunların yanında da italyan şarapları içilebiliyor.
Ben Tappa İtaliana'da uzun zamandır birçok yerde denediğim ama tadını hiç de beğenmediğim "porchini risotto"yu denedim. Yanında da bir kadeh kırmızı italyan şarapı içtim. O kadar beğendim ki tabağı, yemekten önce verdikleri zeytinli ekmekle sıyırmak ve parmaklarımı da yanında yemek istedim.
Ayrıca garsonların kibarlığı ve sevecenliği de beni çok memnun etti.

Tappa İtaliana'ya 10 üzerinden 7 verebilirim. Kırdığım notlar ise ambiyans sebebiyle. Sanıyorum notunu yükseltmek için birkaç kez daha gidip yemeklerini denemem gerekecek.

http://www.tappa.com.tr/
adres: Meydan Alışveriş Merkezi No:28 Ümraniye İstanbul
tel : 0216 499 09 62

26 Haziran 2008 Perşembe

İstanbul Modern - Karaköy

İstanbul'daki en güzel restoranlardan bir tanesi bence İstanbul Modern. Biliyorum belki biraz ayıp bir müzeye sadece yemek yemek için gidilmesi ama, öylesine güzel bir yerde, öylesine güzel yemekleri var ki.

Tophane'nin hemen yanından otoparkına girilebiliyor İstanbul Modern'in. Yürüyerek de buradan ulaşım sağlanıyor. Bana kalırsa bilmeyenler için bulması hiç de kolay değil, işaretlendirme pek net değil. Sadece kırmızı bir dikdörtgen plazma var üzerinde müzenin isminin yazdığı. Güvenlikten geçtikten sonra dilerseniz soldan restorana direkt çıkabiliyorsunuz. Ya da önce, değişen sergileri gezmek isterseniz sağdaki kırmızı parkurdan geçerek kendinizi müzede bulabiliyorsunuz. Restorana müzenin içinden de geçiş var.

Kafe aslında küçük bir kafe, dışarıda 10 tane kadar masası var, en fazla 50 kişi alır içerisi ise en fazla 100 kişiliktir. Öğlen veya akşam saatlerinde yemek yemek istiyorsanız eğer en akıllıcası rezervasyon yapmak bana kalırsa. Çünkü şaşırtıcı saatlerde şaşırtıcı derecede yoğun olabiliyor restoran.

Garsonlar kibar, nazik, yardımsever. Akşam ve öğlen olarak ikiye ayrılabilen menüleri ise harika. Şarapları muhteşem. Ben boğaza nazır masamıza oturduktan hemen sonra güzel bir şili şarabı ile külbastı yerken Halil ise roka ve parmesanlı "robespierre" yedi. Yemekler görsel açıdan harikaydı, tadlarına ise söylenecek tek bir kelime yoktu.

Derken.. Şans eseri bir transatlantik yanaştı iskeleye. Denizcilik lisesinden küçük çocuklar, mehteran derken tam anlamıyla bir cümbüş yaşandı. Bizim için de sürpriz oldu bu. 1 saatlik yemeğimiz bu nedenle 2 saate çıktı, gösteriyi izleyelim derken. Havanın berraklığı ise cabası.

İstanbul Modern benim 10 üzerinden 9,8 verebileceğim bir mekan. Neden? Çünkü bazen yer bulmak çok zor oluyor.


Adres: Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri
Sahası Antrepo No:4 Karaköy - İSTANBUL
Tel: 0212 292 26 12

7 Haziran 2008 Cumartesi

Cafe Suffle - Moda

Cafe Suffle Moda Kadıköy'de çok şık ve hoş bir resto. Değişik isimli çorbalarından kendi ürünleri olan ekmeklerine, yedi tuzlu on iki tatlı sufle seçeneğinden sandviçlerine salatalarına et ve tavuk çeşitlerine makarnalarına kadar her şeyi çok leziz. Hatta cumartesi pazar sundukları sınırsız çay veya kahve yanında kahvaltı tabağı ve istediğiniz bir çeşit yumurtadan oluşan kahvaltısıyla dahi. Ayrıcan ana yemeklerinin aşağı yukarı yarısının yanında tuzlu sufle de servis ediliyor. Küçük bahçesinden tuzluklarına (ki tuzlukları gerçekten çok şeker) dizaynına ve yerine kadar her şeyi ilgi çekici.
Tek kusuru varki biraz pahalıca. Ancak tabii iyi bir servis ve leziz bir yemek istiyorsanız gidebileceğiniz bir mekan.
Ben de daha bu hafta gittim ve tavuklu fettucine alfredo yanında tulum peynirli ve dereotlu tuzlu sufle ardından da yanında krema ve oudra şekeri ile servis edilen siyah çikolatalı dev bir tatlı sufle yedim. Bir dahaki amuffacım ise diğer 11 çeşitten birini daha denemek. Vazgeçemediğim siyah çikolatalı sufle olduğundan duramadım açıkçası. Çikolatalı dışında sufle mi olur demeyin; siyah çikolatalı dışında beyaz çikolatalı, çilekli, şeftalili, ananaslı, tarçın ve kahveli, bademli, franbuazlı, elmalı, portakallıimuzlu çeşitleri var ve eminim hepsi de mükemmeldir. Bunun dışında da patlıcanlı, mantarlı, peynirli, ıspanaklı, brokolili, somonluve de benim tattığım tulum peynirli ve dereotlu tuzlu sufle seçenekleri var.
Ayrıca boşnak usulü türk kahveleri de var. Hepsini tatmanızı, kesinlikle Cafe Suffle'ye bir uğramanızı tavsiye ederim.

http://www.cafesuffle.com/
Cafe Suffle'ye 09:30 - 23:30 arası hergün 216-450-4447 no'lu telefondan ulaşabilir ve rezervasyon yaptırabilirsiniz.


Bence 10 üzerinden 8 alır. :>

15 Mayıs 2008 Perşembe

Poke Poka's Day at Victor Levi

Hayatında ilk defa blog yazısı yazan birinin;ilk yazısında çok özel biriyle yediği yemeği ve mekanı yazması kadar doğal birşey olmasa gerek... :)

En azından ben de öyle oldu ve ilk yazımda çok güzel bir bir şarap evini anlatmak istedim:)

İlginç bir hikayesi var Victor Levi Şarap Evinin. Aslında Gelibolu'lu sardunya tüccarı bir ailenin oğlu olan Victor Levi'i Bozcaada'daki kaliteli şaraplarla tanışıp, önce şarap tüccarlığı arkasından da Taksimdeki o meşhur şarap evini kurunca başlar hikaye...

Viktor Levi müşterilerine eski güzel bir konakta hizmet veriyor. İçeri girince yılların verdiği o ağır ama bir o kadar hoş hava karşılıyor sizi. Ben yine son dakikada rezervasyon yaptırınca (sabah 10:) ) konağın ikinci katında sağda taraftaki yarı acık Bahçe'yle kapalı alan arasındaki ufak masamızda yiyoruz yemeği....

14 Şubat'ın etkisi midir bilinmez ama restoranda boş masa olmamasına rağmen, garsonlar oldukça kibar ve yardım severler.... Ben ve sefgilim parmesan soslu biftek yemeği tercih ediyoruz yanında da tabi ki Yazgan öküz gözü şarap. Böylesi özel bir gece için başka bir şey düşünülemez tabiki...

Gerçekten usta bir aşçısı mı var yoksa ben karşımdaki duru güzelliğin büyüsüne mi kapıldım bilemem ama Victor Levi'nin parmesan soslu bifteği oldukça lezizdi. Şaraba gelince ben genelde öküz gözü boğazkere tercih etsem de Yazganın öküzgözü gerçekten gerek içim gerek tat olarak beklentilerimin oldukça üstündeydi ...

Özel yemekler için hoş bir alternatif Victor Levi, güler yüzlü personeli ve sıcak ve tarihi havaslıyla şehrin merkezinde romantik bir akşama geçirmek isteyenlerin favorileri arasında yer alacağına eminim...

NOT : Kadıkoydeki Victor Levi'nin ben de değişik bir yeri de vardır, aslında bir sene boyunca bir paralel sokağında oturup bir turlu gidememiştim. Bu yuzden ben puanlama yapamayacağım maalesef ....

6 Mayıs 2008 Salı

El Torito - Sultanahmet


Sultanahmet'e gidilir de neden köfteciye gidilmez, otantik yemekler yenmez de El Torito'da yemek yenir değil mi? Açlıktan...

Meksika yemeği çok severim. El Torita da Türkiye'de Meksika yemenin mümkün olduğu ender yerlerden biri. İlk şubesini Etiler'de açmış, ikincisini ise Nişantaşı'nda. Yani biraz daha üst sınıf müşteriyi hedefliyorlarmış. Sonra birkaç tane El Torito Express açarak (bir tanesi de Doğuş Power Center'da) bir "fast-food" zinciri haline gelmeyi başa
rmış. Sonuncusu ise Sultanahmet'e, eski Pierre Lotti kahvesinin yerine açılmış. Muhtemelen yabancı turistleri yakalamayı hedeflemiş; ki bizim yemek yediğimiz sırada bizden başka Türk müşteri yoktu. Başarmış mı? Evet. Abes mi? O da evet..

Bir kere garsonlar çok sevimli; bildiğimiz bıyıklı, esmer Türklerin İspanyol şapkaları takıp, zıplaya hoplaya "Mi casa es su casa" demeleri manasız, eğlenceli ve şaşırtıcı. Turistler için animatörlük yapılıyormuş gibi geliyor insana.. Mekana gelirsek; içerisi fazlaca geniş, karanlık, lüks ve atıl; dışarısı da tam tersine küçük. Plastik sandalyelerin üzerine oturmak sevimsiz. Sanki birinin arka bahçesinde menemen yiyecekmişsiniz gibi hissediyorsunuz kendinizi. Yemekler ise muh-te-şem. Harika bir burrito yedim.. Harikaa.. Ve çok da güzel bir margarita içtim. Hele o yemeklerin yanına koydukları mısır püresini nasıl yapıyorlar, öğrenmek için deliriyorum. Bir kase yerim herhalde oturup.

Çok açtım, çok mutluydum; acaba o nedenle mi bu kadar beğendim yemekleri emin değilim. Ama çok çok memnun kaldım. Tek sorun: Sultanahmet'te El Torito ne arıyor?? 10 üzerinden 7.

Sultanahmet El Torito'nun telefonu yok, o nedenle size Etiler ve El Torite Express'in iletişim bilgilerini verebiliyorum.

El Torito Etiler
Nispetiye Caddesi No.12 İSTANBUL
Tel : 0212 257 54 97 / 98 / 0212 265 24 26

El Torito Express
Tel : 0212 265 04 82 / 0212 265 04 83

http://www.eltorito.com.tr

9 Nisan 2008 Çarşamba

Beppe Pizzeria - Kadıköy Moda


Dışarıdan küçük tatlı bir havası olan esasında pizzada usta İtalyan restosu Beppe Pizzeria'ya gittim arkadaşlarımla. İtalyan mutfağına hayran biri olarak konu italyan yemekleri olunca inanılmaz seçici ve dikkatli oluyorum. Aslında sanırsınız ki insan beğendiği şeyi sonuna kadar sever; ancak yok hayır, ben aksine iyice didikliyorum.
Beppe hakkında iyi bir izlenimim vardı tüm bu detaycılığıma rağmen. Hatta Kadıköy'de lazanya yenebilecek nadide yerlerden biriydi. Ancak az önce bahsettiğim oraya olan ziyaretim sonucunda aynı düşünceyi savunamayacağım.
Gayet acıkmış bir şekilde iki arkadaşım ve ben Beppe'ye gittik. Öncelikle atmosferi çok güzel demeliyim. Masalar yeşil ve kırmızı damalı örtülerle kaplı, duvarlar koyu yeşil, bahçedeki masaların her birinin üzerinde birer ciltli cep şiir kitabı var. Ancak garsonlar hiç sevecen değil. Bir 'hoşgeldin' bile demeyerek menüler önümüze kondu. Tabii biz o kadar açtıkki bu bizim için pek önemli değildi o an; yine de güleryüz insanlarla karşılıklı iletişim gerektiren mesleklerde edinilmesi zorunlu bir özellik olmalı bence.
Bir arkadaşım 'extra rossa' isimli içinde neredeyse tüm malzemelerden olan bir pizza çeşidini, diğer arkadaşım krema soslu tortellini etti, ben de stromboli sipariş ettim. Bayağı uzun sürmesi gereken siparişlerimiz oldukça hızlı geldi.
Pizza biraz küçük olmakla beraber oldukça bol malzemeli ve lezzetliydi. Ayrıca menüden kesin bir tercihte bulunmak yerine kendi pizzanızı da yaratabiliyorsunuz Beppe'de, ki bence seçicilere göre önemli bir kriter bu bir pizzacı için.
Benim strombolim oldukça mükemmeldi. Stromboli içinde özel sosu, kıyması ve peyniri olan değişik bir hamurişi. Oldukça büyük ve inanılmaz lezzetli. Kendisi Beppe'ye özel bir tat ve bence tadılması da gerekli.
Krema soslu tortellini ise bir klasiktir. Oldukça sık yenir krema soslu makarna, doyurucu olur ve ağır da gelmez. Ancak siparişimiz bayağı küçüktü; strombolinin aksine. Tortelliniler güzel miydi bilemiyorum; çünkü kreması garipti. Bir kere tatlı bir kremaydı, krem şantiyi andırıyordu tadı ve tortelliniyle hiç iyi gitmemişti. Genelde makarna sosu olarak kullanılan krema tuzlu bir tada sahiptir, ne acıdır ne tatlı ne de ekşi.
Bunu garsona söyleyip "Bundan sonra ne olduğunu bilmediğimiz şeyleri yemememiz gerektiği" tavsiyesini alınca, tortellininin parasını ödemeden; ancak yine de bahşiş bırakarak oradan ayrıldık. Garip olan ise, kreması tatlı olmaması gerektiği için istemediğimizi söylediğimiz makarnayı direk önümüzden kaldırmaları ve parasını istemiş olmalarıydı, ki arkadaşım da makarnanın üzerine stromboli sipariş etmişti -evet gerçekten orayı terk etmeyecek kadar güzeldi stromboli- yine de bir özür bile dilemediler. Sadece bundan sonra bir tek evimizde yemek yiyeceğiz, özellikle de yapılışını izleyip her adımda sorular sorarak, yoksa onu beğenmeme hakkına sahip olamayız. Anlaşılan müşteriler memnun edilmek zorunda değiller.

Ancak ben yine de Beppe'ye gitmeye devam edeceğim; çünkü o stromboli yediğim en güzel şeylerden biriydi. Beppe Pizzeria'ya gidip bir güzel stromboli deneyip, hiç sesinizi çıkarmadan evinize dönerseniz, iyi vakit geçirmiş bir şekilde afiyetle doymuş olursunuz. :)

info@beppepizzeria.com
moda caddesi ferit tek sokak no:42/3
Moda - Kadıköy
İstanbul
TR
80600
0216 - 550 22 00
0216 - 550 22 08