italyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
italyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2008 Salı

Pizza Pino - İçerenköy Carrefour


Alışveriş merkezlerinin "food-court"larında zorunlu olmadıkça, yemek yemeyi sevmiyorum. İçerenköy Carrefour da içimi açmayan yerlerden biri; yeni alışveriş merkezleri o kadar geniş , açık ve kaliteli ki sanırım Carrefour biraz "köhne" kalıyor. Pizza Pino'yu görünce denemek istedim. Cadde'deki , şimdi Starbuck's olan , Pizza Pino'da bolca anım vardı. Akşamları arkadaşlarla yemek yerdik canlı müzik eşliğinde. Hatta ilk italyan yediğim restoranlardan biridir. Birkaç kez de sanırım , Maslak Işık Üniversitesi'ndeki Işıkev'de yemişliğim vardır ; ve anlamamışımdır neden orada Pizza Pino olduğunu. Tıpkı İçerenköy Carrefour'da ne aradığını anlayamadığım gibi.

Bir de neden bu ismin seçildiğini hiç anlamam. Acaba Paris veya Londra'daki Pizza Pino ile aynı zincir midir , isim hakkını mı almışlardır , ismi kullanma izinleri var mıdır emin değilim.

Pizza Pino kendine ufak bir yer ayırmış , biraz karanlık olsa da şık mobilyalar ile döşenmiş. Ama ilk falso , sigarasız alan yok. Eh , alışveriş merkezlerinde belli alanlar dışında sigara içmek yasak olduğu için de herkes baca gibi. Benim gibileri de rahatsız ediyor tabii ki bu. İkinci falso ise bizim tam öğlen saatlerinde , etraftaki iş yerlerinde çalışanların yemek yedikleri anı bulmamız sanırım. İçerisi tıklım tıkış , ancak ufak bir masa bulabildik ki yan masayla nerdeyse salatalarından bir çatal alacak kadar yakındık.

Menü sade, çok kalabalık değil. Ben her zamanki gibi "quatto fromaggi" yemek niyetindeydim Cadde'deki anılarım nedeniyle. Ama menüde yoktu. Ben de "pizza queen" diye bir pizza seçtim ; mantarlı , salamlı , zeytinli birşeyler. Annem de pirzola vari birşeyler istedi , bir de ortaya sezar salata istedik.

Siparişi verdikten kısa bir süre sonra, restoranın yoğun olmasına rağmen yemek geldi. Hızlarına gerçekten de hayret ettim.

Önce salatamız geldi, iyi ki ana yemek olarak salata almamışız çünkü ufacıktı. Şöyle Kırıntı'da verilen dolu dolu , bitirelemeyen salatalarla uzaktan yakından alakası yoktu. Ama tadı harikaydı. Sonra benim pizzam geldi; orta boy büyüklüğünde, ince hamurlu , bol malzemeliydi. O kadar bol malzemeliydi ki mantarların bir kısmını ayırmak zorunda kaldım. Ben aslında daha büyük bir pizza bekliyordum , belki daha ince hamurlu ama oldukça doyurucuydu orta boyu da. Annemin yemeği ise oldukça tatminkardı. Her zaman benden iyi kararlar verir zaten.

Hesap çok kabarık gelmedi, kişi başı 15 milyona falan geliniyor eğer tatlı yenmez ve alkol alınmazsa (ki alkol var mı bilemiyorum).

Memnun kaldım mı? Pek değil.. Kalabalıktan , sigaradan.. Hayallerim yıkıldı. Sanmıştım ki Cadde'deki Pizza Pino'da yaşadıklarımı anımsayacağım.

10 üzerinden 5. O da bol bol.

Pizza Pino
İçerenköy Carrefour

25 Şubat 2008 Pazartesi

Casa di Moda – Moda



Bu haftasonu , Anadolu yakasında oturan birçok kişi gibi biz de , havanın güzelliğinden yararlanmak için Moda’ya gittik. Geçen haftaki karlardan sonra güneş harikaydı. Ama hava buz gibiydi. Tabii ben her zamanki gibi deliler gibi açtım. Sanıyorum dışarı çıkınca otomatik olarak midem uyarılıyor ve acıkıyorum. Bir değişilik yapıp hiç gitmediğimiz bir yere gidelim dedik. Aslında Aysu bize “Beppe” yi övmüştü bu haftaiçi ama biz yine de yeni bir yer deneyelim istedik. Casa di Moda , Moda Kırıntı ile aynı hizada. Bilenler bilir , uzun yıllardır burada zaten. Ufak bir mekan. Bahçenin girişindeki iki kedi gravurleri ve aralarındaki saraplık (?) dışında sade bir havası var Casa Di Moda’nın. Yağmur , çamur olmadığı için dışarıya masaları çıkarmışlar. Bahçesine de tatlı tatlı güneş vuruyor. Anlayacağınız oldukça romantikti.

Casa di Moda adından anlaşılacağı gibi bir İtalyan restoranı. Menüsü oldukça zengin ; bolca makarna , pizza , et ve tavuk yemekleri var. Yemeklerin hepsi italyanca adlandırılmış , altlarına da Türkçe açıklamaları yapılmış. Zaten İtalyan yemeklerini sevenler isimlerinden ne ile karşılaacklarını bilirler. Fiyatları da oldukça uygun.

Masamızı seçip oturduktan kısa bir süre sonra siparişleri almak için gelen garson oldukça güler yüzlüydü. Ben “pizza quattri formaggi” seçtim. Biraz da domates sosunun bol olmasını rica ettim. Arkadaşım da karışık pizza istedi. Beklediikk.. beklledddiik.. beklediiikk.. Beklemekten ve laflamaktan ara bulduğumuz zamanlarda da bahçeyi ve güneşin tadını çıkaran insanları izledik. Geçen haftaki kardan sonra guzel bir Pazar gununun tadını çıkaran insanların arasında bahçeyi keşfe çıkan ufak bebek ile ona eşlik eden sımarık kedi (ki ileride yemeğimize ortak olmayı denedi J) ortamı gerçekten renklendiriyordı. Ya biz çok açtık ya da mutfak biraz yavaş çalışıyordu ; ama beklediğimize de değdi. Benim pizzam oldukça doyurucuydu , hamuru incecikti , domates sosu istediğim gibi bolcaydı ve gerçekten de üzerinde 4 çeşit peynir vardı (ki bu beni bazı restoranlarda şaşırtıyor). Arkadaşımın pizzası ise ufak bir hayal kırıklığına sebep oldu bizde , çünkü karışık pizza sanki çocuk menüsünden çıkmış gibiydi. Ama malzemesi dolgundu. Doyup doymadığını ise ona sormalı J

Casa di Moda’ya 10 üzerinden sanırım 7 verebilirim. O da servisindeki yavaşlık ve bize tam anlamıyla bilgi vermeden sipariş verdiklerinden ötürü. Ama lezzet harikaydı. Yani Moda’da İtalyan yemek isterseniz adresiniz Casa di Moda olabilir.

Casa di Moda

Ferit Tek Sokak No:15 Moda İstanbul

0216 418 04 67